FacebookTwitterGoogle+Share

Kathmandu’da en çok merak ettiğim yerlerden birisi Monkey Temple’da Swayambhunath Stupa idi.(Maymunlar Tapınağı) Özellikle maymunları çok merak ediyordum. Orada etrafta serbestçe dolaşan yüzlerce maymunun olduğunu duymuştum.  Ama ilk önce Nepal gezimizi planlamak için bir Seyahat Acentasına girdik. Kathmandu dışında gitmeyi planladığımız yerler vardı ve bir acenta aracılığı ile gitmekte fayda var diye düşündük.  Çevrede sayısız acenta vardı. İçlerinden birine girdik.  Yaptığımız pazarlıklar sonucunda, Chitwan, Pokhara ve Trekking turumuzdan sonra Kathmandu’ya uçakla dönüş olmak üzere tur planımızı yaptık.  Ertesi sabah yola çıkmaya karar verdikten sonra işlerimizi halletmiş olmanın rahatlığı ile Kathmandu’da özgürce dolaşabilirdik. Acenta jest olarak bize rehberlik edecek bir elemanını da yanımızda görevlendirdi.  Rehberimizin adı Suman idi.  Kısa bir tanışmadan sonra yola koyulduk.

Monkey Temple Girişi

Monkey Temple’a yürüyerek gitmek istedik. Hem böylece çevreyi de görebiliriz diye düşündük. Uzun bir yürüme mesafesiydi ancak bol bol fotoğraf çekme fırsatı bulduğum için durumdan memnundum.

Monkey Temple M.Ö. 5. Yüzyılda yapılmış bir tapınak. Hem Hindular hem de Budistler tarafından inşası yapıldığı için, hem Hinduların hem de Budistlerin ibadet yeri olmuş. Ayrıca bu tapınakta yaşayan maymunlar kutsaldır. Tapınağın iki girişi var. Birisine araba ile gidiliyor, diğer giriş ise 365 basamaktan oluşuyor. Biz bu basamakların olduğu girişten girdik. Basamakların başında bizi büyük Budha heykeli karşıladı.

Tapınağın girişindeki merdivenler oldukça yüksek ve nefes kesiyor.  Merdivenlerin sonundaki kapının yanındaki kulubede, tapınağa giriş için bilet alıyorsunuz. Hatırladığım kadarıyla 500 Rupi idi giriş.  Girişte birkaç maymun görünce heyecanım arttı.  Tapınağın içindeki müzeyi gezdik.  Budist rahiplerin ibadetlerini yaptıkları yerde rahiplerin ibadetini izledik.  Bir büyük davula tempolu vuruşlarla bir ezgi söylüyorlardı, tütsülerin dumanını etrafa savurup anlayamadığımız bir takım ritüeller yapıyorlardı.  Gırtlaktan söyledikleri ezgi (yada mantra) belli bir titreşim yayıyordu ve sanki insan sesi gibi değildi. Çok etkileyici idi.

Budistlerin ibadethanesinde bir odaya girdik.  Oda mumlarla dolu idi.

Tapınak bir tepeye kurulu olduğundan bütün Kathmandu kuşbakışı olarak görülebiliyordu.

Tapınak içerisinde çeşitli hediyelikler satılıyor. Binbir çeşit heykeller, tütsülükler, çanlar, boncuk takılar ve mantralar.


Dünya Barış Havuzu denilen bir havuz bulunuyor tapınağın içinde. Bu havuzun ortasındaki Budha heykelinin önünde bir kücük kap var. Dilek dileyerek bozuk para atıyorsun bu kaba. Kabın içine düşerse dileğin oluyor, havuza düşerse olmuyormuş. Biz tutturamadık tabiî ki kabı.

Tapınağın merdivenle inilen bir bölümde maymunların yüzdüğü bir havuz vardı. Maymunların iyi yüzücüler olduklarını ilk kez orada gördüm. Havuza balıklama atlıyorlardı. Orada ağaçtan atlayan bir maymun şapkamı almaya kalktı ama kurtardım. Bu olay tepede havuzdaki maymunları izleyen insanların uğultu halinde bana gülmelerine neden oldu.

Tapınakta beklediğimden  az maymun gördüm önce.  Tapınakta dolaşırken birden her yandan maymunlar çıkmaya başladı. Sanki sözleşmişler de topluca bir yere gidiyorlarmış gibi her bir yandan gruplar halinde toplanmaya başladılar ve büyük bir grup oluşturup topluca bir yöne doğru yürümeye başladılar.


Tapınakta bu dönen silindirlere ellerini sürterek bir mantra söylüyorlar.  Om mani padme hum. Tanrı beni şans ile kutsasın demekmiş anlamı. Bu mantra her yerde karşınıza çıkıyor Nepal’de.

Tapınaktan dönerken, yoldaki bir satıcıdan muz aldık.  Tapınağın diğer kapısından çıktığımız için, etrafından yürüyorduk merdivenli giriş kapısına ulaşmak için bir yandan da muz yiyorduk. Birden bire karşımıza irice bir maymun çıktı ve tehditkar bir şekilde pufkurur gibi soluklar alıp vermeye başladı. Rehberimiz Suman torbayı vereyim mi, torbayı vereyim mi diye telaşla sorarken, biz de at torbayı elinden diye bağırıştık panikle. Suman muzlarla dolu torbayı maymunun önüne attı.  Maymun muzları tek tek soyup hepsini birden ağzına doldurdu. Ağzı bir futbol topu gibi şişmişti. Meğer o şekilde ağzında depolayıp sonra emin bir yerde yiyorlarmış. Ağzı muz dolunca bir ağaca çıktı. Çevredeki bir başka maymun yanında bebeği ile torbanın yanına geldi ve kalan birkaç muzu da onlar yediler.

Eğer muz torbasını vermemiş olsaymışız maymun bize saldırıp yaralayabilirmiş. O çevrede elinde yiyecek torbası ile dolaşmak pek akıllıca olmadığını anlamış oldum.

Gülcan Çakır

 

 

 

https://www.neoder.org/wp-content/uploads/2013/03/DSC_0788.jpghttps://www.neoder.org/wp-content/uploads/2013/03/DSC_0788-150x150.jpgneoadminAktüelgezi'yorum,gülcan çakır,maymun
Kathmandu’da en çok merak ettiğim yerlerden birisi Monkey Temple’da Swayambhunath Stupa idi.(Maymunlar Tapınağı) Özellikle maymunları çok merak ediyordum. Orada etrafta serbestçe dolaşan yüzlerce maymunun olduğunu duymuştum.  Ama ilk önce Nepal gezimizi planlamak için bir Seyahat Acentasına girdik. Kathmandu dışında gitmeyi planladığımız yerler vardı ve bir acenta aracılığı ile gitmekte fayda...