FacebookTwitterGoogle+Share

Herkesin bildiği gibi, çok kısa bir süre önce dünya ve insanlık bir eşik atladı. Dünyanın titreşim frekansı yükseldi; alfadan betaya geçti. Artık yaratımlar anında

gerçekleşiyor yani öyle özel olarak meditatif durumlara geçmek ya da grup ritüelleri içinde olmak gerekmiyor. Artık herkes kendinin içindeki sınırsız kaynaktan alıyor, ilhamını da yaratma gücünü de. Bunun yanı sıra günlük yaşadıklarımızı, başımıza gelen olayları eski bilgilerimizden bize kalanlarla bağdaştırma dönemi de sona erdi (Çünkü bu da bir çeşit gerekçe üretmektir!). Yok Merkür geri gidiyormuş da ilişkileri sekteye uğruyormuş, yok burcunun etkisiymiş de hayatına hep aynı tür erkekleri/kadınları çekiyormuş, yok o gün Reiki uygulamamış da o yüzden işleri ters gitmiş, miş…miş…miş… Artık bu devir kapandı. Artık bir şeylerden medet umma dönemi bitti; şimdi hayatımızın sorumluluğunu alma zamanı…

Birbirinin benzeri terminolojiler kullanılarak yapılan söylemlerden usandınız mı? Sakız gibi tekrarlanan trend sözlerden, dileklerden sıkıldınız mı? Artık ‘kişisel gelişim’le ilgili bir laf duyduğunuzda bu sizde ‘kişisel gerilim’ mi yaratıyor? Karşınızda geçmiş hâlâ size aynı şeyleri anlatıp duran biri olduğunda için için, hatta bazen dayanamayıp açık açık ”Ööf, yeter artık be kardeşim, bak ne güzel söylemiş Mevlana: Dün dünde kaldı cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek lazım!”

”Hadi kardeşim, bırak gevelemeyi, bu laflar bayılttı artık beni, ondan bundan alıntılar yapmayı bırak, senin farkın ne, sen ne diyorsun, onu söyle!” mi diyorsunuz?.. O zaman siz olmuşsunuz yani yeni dünyanın düzenine uyumlanmaya başlamışsınız, ‘Galaktik Federasyon’la ilgilenmeyi bırakmış, dünya gerçeklerine, dünya insanının gerçeğine odaklanmışsınız demektir. Eh zaten öyle de olması gerekir; öyle ayağını yerden keserek, uçarak kaçarak olmuyor bu işler. Efendim, biz ışık varlıkmışız! Doğru, aslımız bu elbette, bunu bilelim ama bak bakalım, şu anda bilinçli olarak kaba madde formunu terk edip ‘astral seyahat’ yapabiliyor musun, aynı anda birden fazla yerde görünebiliyor musun? Efendim, hayır mı? Ee o zaman demek ki daha çok fırın ekmek yemen lazım; kır dizini otur oturduğun yere! Önce bu dünyada, ayakların yere basarken var olmanın ne demek olduğunu bir idrak et; sonra bir gün topyekûn yapacağız bunların hepsini Allah’ın izniyle!


Yazımı ‘Organize İşler’ filminden alıntı çok sevdiğim bir replikle bitirmek istiyorum: ”Uyan süpermen, daha uçacaksın!” diyordu işi gücü fırıldaklık olan Asım, ‘Süpermen’ kılığında komedyenlik yapmaya kalkan ama kimseyi güldüremediği gibi her şeyi de yüzüne gözüne bulaştıran genç Samet’e…

Evet dostlar; UYANALIM ARTIK, DAHA UÇACAĞIZ…

 

Şems Terlan

 

https://www.neoder.org/wp-content/uploads/2013/12/flying-man.jpghttps://www.neoder.org/wp-content/uploads/2013/12/flying-man-150x150.jpgneoadminGelişim-Yaşamaccess bars,neoder,neoder kurumsal,neoglance,şems,şems terlan
Herkesin bildiği gibi, çok kısa bir süre önce dünya ve insanlık bir eşik atladı. Dünyanın titreşim frekansı yükseldi; alfadan betaya geçti. Artık yaratımlar anında gerçekleşiyor yani öyle özel olarak meditatif durumlara geçmek ya da grup ritüelleri içinde olmak gerekmiyor. Artık herkes kendinin içindeki sınırsız kaynaktan alıyor, ilhamını da yaratma gücünü...