FacebookTwitterGoogle+Share

Kalp Merkezinden Yayılan Manyetik Alan

Yalnızlık, insanın her yaşta ve her yaşam realitesinde birinci sorunudur. İnsanların iyi kötü yaptığı tüm eylemlerin de gerçek sebebidir. İnsan sürekli ve sürekli bu yalnızlık duygusunu yenmek ve kendini tamamlama ihtiyacı ile yaşar. Bu tamamlanma ihtiyacı, maddesel ve dışarıdan gelen koşullarda aranır. İşte, eşte, eşyada, başarıda aranan tamamlanma ihtiyacının başvuru yönü hep dışarıya doğrudur. Oysa….

O tamamlanmanın sırrı çok da basittir. Kendi içindeki dişil-eril yanın dengesidir gerçek tamamlanma. Bedendeki sinir ve beyin sistemlerini incelediğinizde bulursunuz bu dişi ve erilin denge kanallarını. Örneğin sağ burun kanalınız eril sistemi, sol burun kanalınız dişil sistemi oksijenlendirir. Dişil sistem manyetik, eril sistem elektriktir. Manyetik ve elektrik özelliklerini düşündüğünüzde basitçe algılarsınız aslında bu sırrı. Elektrik; düz-lineer-sıralı akar, manyetik ise küresel yayılımlıdır. Bütünsel dengeyi amaçlayanlar, her şeyi bu basit sır ile düşündüğünde çözümleri de kolay bulurlar.

İkili kutup olarak evren ve yeryüzü arasında bocalayan insanın, beden merkezindeki kalp titreşimiyle bu ikili çatışmanın dengeleneceği bilgisi vardır. Kalp, yaydığı yüksek manyetik enerji ile beden etrafında torodial bir denge alanı yaratır. Bu alan sevgi titreşimiyle oluşur. Birinci beyin ve ikinci beyinden sonra kalbin de nöronlar taşıdığı ortaya çıkmıştır. Yani üçüncü beyin vardır bedenimizde. Bu beyin, sevginin aktarımından sorumludur. Dünya sisteminin düalitikliğinden (ikiliğinden) farklı olarak, Dördül – Quadik bir sistemle çalışır. Dört çekirdekli işlemci gibidir.

Arapçadaki SADR kelimesi, göğsü, sineyi, kalbi anlatır. Kelimenin gerçek anlamı dört yana yayılan kuvvet demektir. Sadrazam kelimesi dört yöne hakim azamet demektir örneğin.

Kâle rabbişrah lî sadrî. Taha 25. ayet Musanın duasıdır. Göğsümü genişlet diye meal edilir. Bişrah, yarılma yani inşirah kelimesinden gelir. Göğsümü dört yöne yar ve aç der Musa.  Duasının sonrası şöyle der; dilimi çöz ki beni anlasınlar…

Musanın istediği gerçekte nedir? Musanın istediği tam olarak şudur: Kalbinin dört yana genişlemesi sonucunda sevgi titreşimi yayarak, yalnız hissedenlerle gerçek bir iletişim kurmak… Amacı tam da budur: SEVGİ TİTREŞİMİYLE HERKES İLE BÜTÜNLEŞMEK…

Bu sevgi titreşiminin sırrı, 4 sayısında saklıdır. Göğüsten dört yana doğru genişleyerek nefes almak, sadr -i azam yani dört yöne hakim olmakla sonuçlanır. Kendindeki dört yöne hakimiyet, benliğin tüm veçhelerine hakim olmaktır. Bu hakimiyet, kalp nöronlarının çalışmasına, insanın alt dünya ve üst dünya arasında çatışma yaşamasına engel olur ve bir denge yaratır. Kalpten başlayan nefesler ile kalp gözü açılır. Kalp gözü açılan insan, sevgi titreşimini yayar ve paylaşır.

Dünya cehenneminin şu an ihtiyacı olan tam da budur… Yalnızlık duygusu ile çalan, öldüren, katleden, adaletsiz, düzensiz ve bencil olan insan ancak sevgi enerjisinin bütünleşmesini duyarak gittiği yanlış yoldan döner. Kötü diye tanımladığımız tüm insanların, yalnız olmadığını hatırlaması, hissetmesi, duyması gerekir.

Kalp enerjisi ile titreşenler, bu görevi zihinsel olarak fark edemedikleri bir boyutta kabul etmiş varlıklardır. Sadr’in yani kalbin titreşimini dünyaya yaymak onların görevidir. Kendini yalnız hissedenlerin duyması gereken titreşim bir anten gibi onların bedenlerinden yayılır. Kalp enerjisiyle dokundukları herkes ve her şeye sevgi tohumunu kodlarlar. Bu kodun titreşimi şifadır, bencilliklerin, kötülüklerin, haksızlıkların, hırsızlıkların, cinayetlerin şifasıdır.

Musanın duasının tamamı şudur:

Kâle rabbişrah lî sadrî. Ve yessir lî emrî. Vahlul ukdeten min lisânî. Yefkahû kavlî. Vec’al lî vezîren min ehlî. Hârûne ahî. Uşdud bihî ezrî. Ve eşrikhu fî emrî. Key nusebbihake kesîrâ. Ve nezkureke kesîrâ. İnneke kunte binâ basîrâ.

Kısa meali de şudur:

Rabbim; göğsümü dört yana aç ve işimi kolaylaştır. Benim dilimdeki düğümü çöz ki anlasınlar. Dünya bedenime, enerji bedenimi-çiftimi de yardımcı kıl, benim yerime o çalışsın. Gücümü onunla bütünleştirerek arttır. Eylemlerimde onu bana ortak kıl. Ki onunla birlikte titreşelim ve bunu yayalım. Bunu ancak sen görüp OL’durabilirsin…

Bu duada kendisine yardımcı kılmasını istediği “Hârûn”, Musa’nın ışıklı enerji ikizidir. Hur-ıyn ve Harun kelimelerindeki HR harfleri ışıklı eş ve kaynağın özü anlamındadır. Huri, cennetteki eşimiz olarak bilinir, Harun ise dünyadaki bedenimizin enerji eşidir. H harfi bütün temel alfabelerde çift ile buluşulan bütünleşmeyi ifade eder. R harfi ise yaradanın kaynağını anlatır bütün dil ve dinlerde… RA, RAB vb.

Musa’nın göğsünü dört yana açarak elde edeceği durum, kendi enerji ikiziyle bir birleşmedir adeta. Kendisinin ışıklı eşi ile birlikte çalışmak ister Musa… Benim yerime benimle birlikte o da çalışsın, bana vezirlik etsin der… Ancak bu birleşme gerçekleştiğinde yayılacak bir titreşimin BİR’in kaynağını yansıtacağını bilir. Duadaki son ayette Kun ve bina kelimeleri, kurmak, oldurmak anlamında ancak yaratıcının gerçekleştireceği bir OL halidir. Bina kavramı, görünen yapısal bir hali anlatır. Bu birleşme ve bütünleşmeyi gerçekleştirmesi için Rabbinden izin ister. Bu birleşme gerçekleştiğinde oluşacak yeni bir VARLIK halinin yaradanı anması, onun için titreşmesi söz konusudur.

Allah, Musa’dan azan Firavun ile iletişim kurmasını istemiştir. Musa; Firavuna ulaşıp uyarabilmek için göğsünün dört yana inşirah edilmesini yani açılmasını ve enerji bedeninin (Harun) kendisine yardım etmesini talep etmiştir.  Bu zor görevi ancak böyle bir bütünleşmenin gücüyle yapabileceğini bilen Musa’nın duası, hepimizin duası olsun…

Kalplerimiz açılsın ve Harun’larımız bizimle olsun…

Nesrin Dabağlar

Kişisel Gelişim Terapisti

İletişim: 0539 509 23 13

 

 

https://www.neoder.org/wp-content/uploads/2015/04/b7f43755-05d4-4765-8903-b05c574db5541.jpghttps://www.neoder.org/wp-content/uploads/2015/04/b7f43755-05d4-4765-8903-b05c574db5541-150x150.jpgneoadminAdrenalin KöşesiGelişim-Yaşamharun,huri,kalp,kalp gözü,mavi elmas,mavi elmas bilinci,mavi elmas enerjisi,musa,musanın duası,nefes,nefes farkındalığı,neoglance,neoglance nefes,neoglance teknikleri,şifa
Yalnızlık, insanın her yaşta ve her yaşam realitesinde birinci sorunudur. İnsanların iyi kötü yaptığı tüm eylemlerin de gerçek sebebidir. İnsan sürekli ve sürekli bu yalnızlık duygusunu yenmek ve kendini tamamlama ihtiyacı ile yaşar. Bu tamamlanma ihtiyacı, maddesel ve dışarıdan gelen koşullarda aranır. İşte, eşte, eşyada, başarıda aranan tamamlanma ihtiyacının...