FacebookTwitterGoogle+Share
Metropol Şamanlığı

Metropol Şamanlığı

Modern zamanları yaşadığımız zannıyla içinde olduğumuz dönem, kadim zamanların enerjilerine hızlı bir dönüş yaptı ve “Şaman” olgusu yaşamın içinde artarak yer almaya başladı. Zira şamanizm ile ilgili bilgi ve deneyim arttı. Sistemleştirilmeye çalışılan şamanik haller, elden geldiğinde bireylere sunulmaya çalışılıyor. Eğitim, seminer, ritüel, atölye, kitap ve benzeri paylaşımlar ile şamanizmin gizemleri daha açık hale getirilmeye çalışılıyor. (Bknz: Şamanizmi Sorguluyorum)

Bizim köklerimizde şamanizmin etkisi çok daha yakın geçmişimizde olmasına rağmen, batının bu konuyu ele alışı çok daha önceden oluştu. Pek çok modern araştırmacı, antropolojik, psikolojik, tarihsel sebeplerle şamanizm hakkında ciddiye alınan tezler, eserler kitaplar, kürsüler oluşturdular ve bize sundular.  Sosyal, dinsel, siyasal pek çok sebeple kendi köklerimizin bu özelliğini yadsıdığımız için şu an elimizdeki “bilimsel” kaynaklar bize ait değil genellikle. Yine de ne mutlu ki, son beş yılda bu konuda bize ait bilgi, makale, kitap sayısında ciddi artış oldu. Tırnak içinde, hepsinin bilimsel sayılamayacaklarını eklemek ve buna dikkat çekmek önemlidir.

Şamanizm, tüm dünyanın kadim zamanlarında ve tüm kıtalarında insanların yaşam biçimine ait bir sistem olarak etkin olmuş. Eski hangi kaynağı deşseniz altından şamanik olgular ve davranışlar çıkıyor. 13.000 yıl öncesine ait olduğu söylenen Göbeklitepe’deki bilgiler bile şamanizm yorumuna açık.

Göbeklitepe'de Semboller

Göbeklitepe’de Semboller

Şamanik deneyimler arttığı için, sorular da arttı; şamanizm nedir, ben şaman olabilir miyim, şamanik güçlerimi nasıl uyandırırım, bu konuda hangi kaynaktan ve kimden destek alabilirim, şamanizmin eğitimi olur mu, rüyalarım ve yaşadığım sıra dışı olayların açıklamasını kim yapabilir? Şamanizm konusunda yükselen bu talebin nedenleri neler? Modern insan neden bu arayışa girdi, pozitif bilimin cevapları ve tedavileri nerede yetersiz kalıyor ki, alternatif sıra dışı yollar aramaya başladı, şamanizm başvurusu ile gerçekte aradığı nedir, neyi algılamak, çözmek istiyor?

Bu arayışlar sırasında modern insan, hangi kaynaklara güvenebilir, hangi yolu izleyebilir? Bütün sorular içinde zannımca en önemlisi budur. Zira şamanizm bilgileri, deneyimleri, tanımlarıyla, insan beyninin sıra dışı haller sırasında içinde olduğu durum nedeniyle, psikolojik sağlıksızlık halleriyle birbirine karışmaya çok müsait. Şizofrenik, şizoid, manik, sanrılı psikolojik hallerin, şamanik diye tanımlanması yapılırsa derin hatalar yaşanabilir. Yaşanan psikolojik tablonun şamanik ya da psikiyatrik olduğunu ayırt edebilmek mümkün mü? Artarak paylaşılan şamanik bilgilere daldığımızda, kadim toplum mitlerinde anlatılan şamanik durumların bir çoğunun sağlıklı birey davranışları ile taban tabana zıt olduğunu görüyoruz. Epileptik ya da sanrılı şizofrenik hallerin kolaylıkla şamanik haller ile karışmış olduğunu görmek irkiltiyor. Özellikle psikodelik ve sanrılandırıcı maddelerin şamanik kullanımının, düşkünlük, bağımlılık ile karışmış olması çok üzücü.

Psikodelik Peyote Mantarı

Psikodelik Peyote Mantarı

Gerçekte şamanizm nedir, şamanik bir hal ile psikiyatrik bir hali ayırt eden nedir, hangi referanslardan yola çıkmalıyım, modern yaşamın içinde eski şamanlar gibi yaşanabilir mi, şaman olunma halinde günlük modern yaşamı hangi seviyede tutmalıyız, şaman olmanın ve şaman gibi yaşamanın tehlikeleri nelerdir, şamanik yaşamı mı, modern hayatı mı devam ettirmeliyim, şamanik hallerimi nasıl kontrol edeceğim, çevremle nasıl uyum sağlayacağım, psikodelik madde kullanmadan şaman olunmuyor mu?

Cevaplarını arayacağımız bu sorular için, bulabildiğimiz tüm kaynakları bilgi dağarcığımız içinde tutarak, denge kriterlerimizi belirlemeliyiz öncelikle.

* Şamanizm, esriklik halleri nedeniyle, epilepsi, şizofreni ya da beyine bağlı nöronal rahatsızlıklarla kolaylıkla karışmaktadır. Birden bire sıra dışı görmeler, bayılmalar, translar yaşamaya başladıysanız öncelikle tıbba başvurarak tetkikler yaptırmalısınız. Yaşadıklarınız bir beyin tümörüne ya da epilepsiye bağlı olabilir, fiziksel bir hastalık olasılığını mutlaka ekarte etmelisiniz. Gerçek şaman psikolojik ve fiziksel olarak son derece sağlıklıdır ve sürekli sağlıklı olma çabasındadır. Düşkünlük, şamanlıkla yan yana olamaz.

* Şamanik özellikler, yüksek yüzde ile genetik aktarım sonucu doğumunuzdan itibaren mutlaka küçük sıra dışılıklarla kendini gösterir. Bu olasılıkta, önsezi, durugörü, enerjileri hissedebilme, şifa ve psişik rüya yeteneklerinizin sürekli olageldiğini izliyor olursunuz. Aile büyüklerinizin bu konulardaki yetenekleri ile ilgili bilgi edinin.

* Aniden gelişen şamanik yeteneklerin hangi olay ile başladığına dikkat edin, ölüm deneyimleri, koma, ağır hastalıklar ve çok ağır ruhsal travmalar nedeniyle değişikliğe uğramış olabilirsiniz. Özellikle trans, nöbetler ve esriklik halin tüm zamanlarınızın içinde ne kadar sürdüğüne dikkat edin. Şamanik duyumların bitmesi sonrasında normal halinize ne kadar döndüğünüzü ve irade kontrolünüzün yüksek olup olmadığını, psikolojinizin ne kadar dengede olduğunu kontrol edin. Normal yaşantınıza dönmenize engel olacak seviyede belirtiler varsa mutlaka uzmanlara başvurun.

* Sıra dışı duyuların hepsi şamanik olmak zorunda değildir, bilinçaltınız kendinizi değerli hissetmek için bu sıra dışı deneyimleri kullanıyor olabilir. Açılan durugörü, sezgi, rüya, şifa yeteneğiniz Şaman olduğunuzun kanıtı değildir. Salt farklı bilinç hallerine geçebiliyor olmanız da şaman olmanız için yeterli değildir, ki bunu sağlayan pek çok sıradan durum vardır. Öyle olsaydı, keyif için psikodelik kullanan her bağımlı şaman olurdu. Farklı bilinç hallerinde edinilen ve alınan bilginin, bir insan, bir olay ya da dünyadaki herhangi bir durumu daha iyi bir hale geçirmekte şaman ya da başka biri tarafından kullanılabiliyor olması önemlidir.

* Şamanlık yolunun yükü ağırdır, benliğinizde ve yaşantınızda ciddi değişimler yaşatır, kaldıramayacağınız yüklerin altına girmek, dağılmanıza neden olabilir. Şamanlığın özellikle şifacılık yeteneği, kendi bedeninizde ve varlığınızda ciddi korunma yöntemlerine ihtiyaç duyar. Şaman olduğunuzu düşünerek, bilgi sahibi olmadan şifa verme girişimlerinde bulunmak hatadır, mutlaka bir uzman rehberliğine ihtiyacınız olacaktır, danışmalısınız. Bknz: Şifacılıkta Korunma

* Şamanlığınıza ait  yolu izlemek için seçim yapmak zorunda kalabilirsiniz. Gündelik yaşamınızda vazgeçemeyeceğiniz negatif kişiler, durumlar, haller olması engelleyici ya da ters etki yaratır. Şaman, evrenle birlikte titreşir ve özgür olma yolunda bir savaşçıdır. Tüm şamanik inisiyelik yolları, düşkünlüklerden, kişisel önemlilikten, egonun negatif hallerinden kurtulmak için kullanılan sayısız yöntemden oluşur. Psikodelik ve sanrılandırıcı maddelerin çoğunun şaman tarafından kullanılma amacı bu özgürlük içindir. Eski toplumlarda bu maddeler şamanın yola devam edip edemeyeceğini sınamak için kullanılmıştır. Zira bu maddelerin alımında bilinçaltınız kusturulur ve bu sırada ortaya çıkan psikolojik ve fiziksel dayanıklılık önemlidir. İnisiyelik ve hazırlık için kullanılan eski yöntemler inanılmaz acımasızlıklar içerirdi. Şaman adayının fiziksel ve ruhsal gücünün test edildiği uzun hazırlıklar bu nedenle dikkate değerdir. Şamanın kendinde aşamadığı, özgürleşemediği egosal duygular, onun kolaylıkla kara şaman olması sonucunu doğurabilir. Yeteneklerini karanlık enerjinin gücüne kaptıran şamanlar nedeniyle dünya tarihi sayısız yıkım yaşamıştır. Kadim mitlerde bu yıkımların öykülerini bulabilirsiniz.

*  Şamanlığın eylemsel türleri vardır, şifacı, rüyacı, büyücü, bilgi taşıyıcı, haberci, görücü, savaşçı gibi. Şamanik özellikleriniz modern yaşam rutininizi bozabilir. Şamanik özeliklerinizin hangi yetki özelliklerini taşıdığını bilmeli ve yeni yaşam planınızı ona göre yapmalısınız.  Rüyalar ile yoğun olduğunuz pek çok gün, uyku ve gündelik yaşamınız aksamaya uğrayabilir, olacakları önceden görücülüğünüz nedeniyle yaşamsal kaygılara düşebilir, önceden görmeye başladığınız olayların ağırlığını taşıyamayabilirsiniz.

* Şamanizm bir çağrıdır, kişinin arayıp bulduğu bir meslek değildir. Durup dururken ben şaman olmalıyım diyemezsiniz. Şaman, kaderin çağrısına uyup yola çıkan ve yolun akışına teslim olan, aynı zamanda yolda savaşçılığın tüm özelliklerini kullanmak durumunda kalan holistik bir varlıktır. Kişiselliğini kullanmakla birlikte, kişiselliğinin tutsağı olma lüksü yoktur. İlk davet alındıktan sonra yora denilen işaretler ile şamanın yolunun onaylanması gerekir. Planlı inisiyeliklerde mutlaka en az bir ölüm deneyimi geçirtilerek şamanın “Yaralı şifacı” olması sağlanır. Böylelikle diğer insanların hastalıklarına karşı derin bir şefkat duyması hedeflenir. Bu deneyimler sırasında, şamanın kaynakla “BİR” ve “BÜTÜN” olma frekansını yaşaması sağlanarak, holistik tüm alanlara rahatça girip çıkabilme yetisi kazanması istenir. Madde ve zaman algısının dışına çıkabilme yeteneği, bir şamanı, şaman olmakta ayırt eden en büyük özelliktir.

* Gerçek şaman ustalar güç ya da şöhret sahibi olmayı önemsemezler. Şaman üstat ararken, ünlülük, tanınırlık, maddesel zenginlik koşulları anlamsızdır. Kendi sanatlarının, kendilerini gerçekleştirmiş olan ustalarıdır. Kuralları takip etme zorunlulukları yoktur, işlerini kendi usullerin­ce yaparlar ve kendilerine destek için gelenek ya normlara bel bağlamazlar. Bu kişiler gerçekten çok güçlü, kudretlidirler ve istediklerinde evrenin kanunlarına yön verebilirler. Ruh boyutuyla irtibat kurmak için uzun törenlere, ritüellere ihtiyaçları yoktur, sadece ellerini ya da zihinlerini kullanarak kişilere şifa verebilirler, şifa vermek için rüyalara girebilirler. Bu tür şamanlar nadirdir. Kişisel gelişimci, şifacı, enerji uzmanı, medyum, durugörür, ruhsal danışmanlık gibi meslek alanlarını, şaman üstatlıktan titizlikle ayırt etmek önemlidir. Pek çok şamanik ilke, gelişim için kullanılmak üzere  sistemlerin içine girmiştir. Şamanlığın unsurlarını kişisel gelişim, şifa için hayatımıza taşımamız bizi şaman yapmaz.

Bir Davul Ritüeli

Bir Davul Ritüeli

* Şamanizm bir tapınma ya da ibadet yolu değildir, evrenle, ağaçla, hayvanla, doğayla, ruhla irtibat kurmak  ilişki ve yakınlıkla ilgilidir. Yaşamın kendisine duyulan minnettarlık ve iletişim isteği ile yaradanı hissetme ve iletişim kurma isteği birbirinden farklı şeylerdir.

* Eski ilkel toplumlarda şaman olan kişi asla kendisini şaman olarak tanımlamazdı. Böyle bir tavır, kişinin gücüyle övünüp böbürlenmesi olarak görülürdü. Şamanın dünyasında diploma ya da sertifikalar yoktur ve böbürlenmeler kayıp getirir. “Şaman” terimi kişiye kendi çevresi tarafından bahşedilen bir unvandır ve kişinin şifacı ya da kahin olarak başkalarına verdiği şifa ve esenliğe dayalıdır. Şamanik bilgiye sahip insanlar, şifacı, mimar, öğretmen, inşaatçı, sanat­çı, oyuncu, politikacı, yazar ya da toplumları için büyük birer lider haline gelmiş de olabilirler, sıradan sade bir hayatın içinde de olabilirler. Bu insanlar birer şaman olmayabilirler ama hayatta kalmalarını ve gelişip tekamül etmelerini, bilgilerini başkalarına aktarmalarını mümkün kılan şamanik ilkelerin, davranışların, mutlaka farkındadırlar.

* Güçlü bir şaman, dünyasal bilinç algısının dışına kolaylıkla çıkabilen ve kolaylıkla geri gelebilen bir esnekliğe sahiptir. Döndüğünde hala dikkatini, iradesini ve yönlendirme yeteneğini kullanabilir, şifacılığını ve bilgi aktarımını gerçekleştirebilir. Çünkü şaman, madde dünyası ile bilinmeyen ruh dünyası arasında aracıdır, birinci özelliği bu aracılığı kolaylıkla yapabilmesidir. Evrenin enerjisine kanal olma kapasitesi nedeniyle, tabiatın derin gi­zemlerini keşfetmede, tıbbi ve büyüsel amaçlarla kullanılabilecek  bilgileri elde etmede ustadırlar. Bilinci değiştirmek ve onu yeniden yapılandırmak için geleneksel şamanlar tarafından geliştirilen pek çok teknik vardır.  Bu son derece etkili teknikler, oruç tutmayı, uykusuz kalmayı, fiziksel bitkinlik halini, toprakta, doğada tek başına, hatta çıplak olarak kalmak, hızlı soluk alıp vermek ya da hiper-ventilasyon gibi nefes  tekniklerini, arınma ritüelleri sırasında aşırı sıcak ya da soğuk gibi ısı faktörlerini içerir. Özellikle nefes teknikleri kullanmak bir şamanın en kıymetli aracıdır, zira bilinç hallerinin değişimi ile nefes alışverişinin sıkı bir bağlantısı vardır. Bilinci,  kullanılan davul, çıngırak ve benzeri çalgılar ile değiştirmek de en bilinenleridir.

Günümüzde Şamanik Gücü Kullanmak Mümkün müdür?

Eski çağların tabiata bağlı yaşam şekli gereği, hayvanlar ve bitkiler kurulan ilişkiler şamanlığın uygulama alanında büyük yer kaplıyordu. Kişilerin erk kullanımı için hayvanların özelliklerinin keşfedilmesi ” Erk hayvanları” olgusunu epeyce geliştirmiştir. Bugün artık çekim ve manyetik alan özellikleriyle açıklanabilecek olan, “Yönler” ile çalışma prensipleri oluşmuştu. Yönlerin, renklerin üzerinden çalışmalar yapılması, o yönlerin ve renklerin çekim gücünü kullanarak erk toplamak, bu erk ile de yaratım ve dönüşümü gerçekleştirmektir diyebiliriz bugünkü bilgilerimizle.

Özünde var olan herşeyin titreşime sahip olduğu ve frekans taşıdığı bilgisi ile, “Evrenle iletişim kurma” ilkeleri oluşturulmuştur. Şamanizmde, var olan herşeyin ruha sahip olduğu bilgisi, ruhun aracısı olarak titreşimin her nesnede ve olayda olduğu gerçeğinden başka bir şey değildir. Eski şamanlar, bizi hayatın tamamına bağlayan bir enerji alanı bulunduğunu bilgisine sahiptiler. Şamanik uygulamalar ve ritüeller, nesnelerin ve durumların frekansına bağlanmak ve o frekans ile rezonans sağlayarak dengelenebilmek, şifalanmak amacıyla yapılan çalışmalardır. Şamanın uyguladığı bilincin dışına çıkma eylemleri, insan frekansının kaba titreşiminden çıkarak seyahat edebilmektir, bu seyahatler için astral alan titreşimlerini kullanır. Şamanik deneyimle, insan bilinci, kendi bilincini terk ederek, bir kurdun, jaguarın, kartalın, geyiğin, şahinin bilincine geçebilmiştir ve geçtiği bu bilinç halini insan menfaatine kullanarak fayda yaratmıştır.

Günümüz dünyasında ise insana çevrede eşlik eden ortam çok değişmiştir. Eski atımızın yerinde artık araba var, yemeğimizi bulmak ve yenir hale getirdiğimiz doğal aletler yerine son derece teknik ve enerji kullanarak çalışan karmaşık mekanizmalar mevcut. Şimdiki şartlar gereği, bağlı olduğumuz enerjinin içerdiği titreşimler de aşırı derecede kompleks ve çok bileşenli. Tüm dünya manyetik dalgalar yayan uydular ve araçlarla dolu, herbirimizin cebinde taşıdığı cep telefonu, kullandığı bilgisayar ve medya araçlarının titreşimlerini düşünürsek, sanırım bu dönemde şamanik özellikleri taşıma ve kullanmanın çok daha gelişmiş üstatlık gerektirdiğini tartışmaya gerek yok. Zira modern şamanın iletişim kurmak zorunda olduğu titreşim çeşidi, eski çağlara göre çok fazla. Herşeyin titreşimi ve ruhu vardır ilkesine göre değerlendirirsek, bugünkü şamanın iletişim kurduğu ruhlar eski ruhlara hiç benzemiyor. Bir buzdolabının, süpürgenin, cep telefonunun yaydığı frekans, bizim şamanik durumlarımızı negatif ya da pozitif olarak ne kadar etkiliyor diye düşünmek dipsiz bir kuyuya düşmek gibi.

Tüm bunlara rağmen insan taşıdığı güç nedeniyle yaşadığı çevre ile iletişim kurup rezonans yaratma ve şifalanma yeteneğine hala sahiptir. Çünkü düşünebilme, algılayabilme, görebilme, uyuyabilme, rüya görebilmeye devam etmektedir. Tüm bu haller için kullandığı beyninin frekanslarına hükmedebilme yollarını da hızla öğrenmeye ve kullanmaya devam etmektedir.

Uyku ve rüya durumunda, beynimiz delta dalgaları ya­yar;  saniyede 1 ile 3 aralığında salınım (hertz/Hz.) yapar. Uyanık olduğumuzda ise beyin 8-13 Hz. aralığında hızla Alfa dalga­ları yayar. Bu bizim uyanık ve farkında olduğumuz, ama belli bir şey yapmadığımız bir dinlenme halidir. Biraz canlanmaya başlayınca beynimiz 13-20 Hz. arasında Beta dal­gaları yaymaya başlar. Bunlar konsantre olabileceğimiz, temel işlerimizi yapabileceğimiz ve daha çok uyanık halimizin frekanslarıdır. Entelektüel merkezimiz olan beynimizin sol yarım küresi, gün içinde daha çok bu beta dalgaları ile işlev görür. Bizim duygusal ve sezgisel işlevlerimizi yürüten sağ beyin ise alfa dalga­larında kalır. Biz de genellikle beynin bu iki küresi arasında gidip gelir, yön değiştiririz. Dünyadaki işlerimiz sırasında (beta),  yaratıcı düşünme sırasında (alfa) dalgalanmalarında oluruz. Alfanın altında ve uykunun delta seviyesinin üzerinde,  teta dalga boyu seviyesi olarak adlandırılan bir ara bölge vardır; beyin bu alanda 4-7 Hz. aralığında dalga yayar. Bu, farklı bilinç hallerindeyken, Zen üstatlarında, meditatörler­de, psişiklerde, trans medyumlarda ve şamanlarda tespit edilmiş, son de­rece derin, rüya benzeri bir haldir.

Beyin dalgalarını ve frekanslarını özellikleriyle keşfedebilmişken, onları kontrol edebileceğimiz, değiştirebileceğimiz teknikler kullanmak, şamanik yolların kapılarını açmakta çok işimize yarar. Sesleri ve nefesi kullanmak bu tekniklerin başında gelir. Bilinç halini değiştirmek için herhangi bir madde kullanımı bu nedenle önemini artık yitirmiştir, şamanik uygulamalar için bu konunun yeniden titizlikle değerlendirilmeye ihtiyacı vardır. Toltek Şamanizmini anlatan Carlos Castaneda, bu konuda aynı doğrultuda uyarılarda bulunmuştur. Yeni çağın savaşçısının eski savaşçılarla aynı yoldan gitmek zorunda olmadığını, “Nagual İle Karşılaşma” kitabının yazarı, Armondo Torres’ e anlatmıştır.

Tüm bu bilgilerden sonra, metropoldeki şamanının düzenlemek zorunda olduğu en önemli şey, gündelik hayatın normları ile şamanik deneyimlerini bir arada götürebilme sıkıntısıdır. Şamanın ihtiyaç duyduğu sade doğa koşulları ve titreşimlerini şehirde yaratmak kolay değildir. Zaman ve madde ile ilgili kısıtlılık ve doğa ortamından epeyce uzak yaşaması, şamanın en büyük açmazıdır. Yine de yaşam şekli tercihleri içinde mutlaka alternatif yollar oluşturmak mümkündür. Son zamanların trendi doğal yaşama geri dönme çabaları, yeni doğal yaşam alanları oluşturma çabaları bu anlamda değerlidir. Boş vakitlerin doğal ortamlarda geçirilmesi çabasının artması, şamanın yüksek talebi olmalıdır. Bedenin ve ruhun sağaltılması şaman için önemlidir ve modern yaşam koşulları içinde bunu sağlayacağı yöntemler de az değildir. Tuzların, bitkilerin, kristallerin, tütsülerin, davulların, seslerin kullanılması şehir hayatı içinde de mümkündür.

Şaman ve Davulu

Şaman ve Davulu

Gerçek Bir Şamanda Aranacak Özellikler

*Ruhun Enerjisinin kendi frekansı ile rezonansa girmesini sağlayabilme,

* Farklı bilinç hallerine geçtiğinde aldığı bilgileri faydada kullanabilme,

* Kişilerin titreşimleri üzerinde değişim sağlama erkini kullanabilme,

* Hiç bir maddeye düşkünlük göstermeden akıllıca kullanımını yönetebilme,

* Kişisel önemliliğini şamanik niyetlerin ardında bırakabilme,

* Kendi ruhsal fiziksel sağlığının tüm potansiyeline sahip olabilme,

* Egosunun, kızgınlık, öfke, kin, öç, düşkünlük, kibir, sevgisizlik, kıskançlık gibi negatif güçlerinin şamanik yetenekleri tarafından kullanılmasına engel olabilme, (bu negatif güçler şamanlar için de her daim savaşılması gereken insani unsurlardır, yenik düşmesi durumunda kara şamana dönüşürler)

* Şamanik yolculukları (alt dünya, üst dünya, orta dünya) yapabilme,

* Beş duyu dışında “Görme” yeteneğine sahip olabilme,

* Rüya bilinci bilgisine ve çoğunlukla yönetebilme erkine sahip olabilme,

* Doğadaki özel enerjiye sahip yerler ile bağlantı kurabilme,

* Elementler, yönler ve renklerin rehberliğini kullanabilme,

* Doğal unsurlarla, tabiat ve hayvanlar ile iletişim kurabilme, şamanik yeteneklerini çevreyi iyileştirmede kullanabilme,

* Kendi ritüel ve seremonileri yaratabilme ve bunları kolaylıkla uygulayabilme,

* Kelimelerin ve sözün büyülü gücünü etkin kullanabilme,

* Kişisel tarihininin önemselliğinden kurtulmuş olabilme,

* Ölümle ilgili deneyim tecrübesine sahip veya bu konuda en az bir ritüele girebilmiş ve temel ölüm korkusu ile rahatça oynayabilir olma,

* Geleneksel toplum yaşantısındaki sorumluluk alanında dengeli ve duyarlı olma.

Bu koşulların bir kısmı ya da tamamı, şaman olmayan kişilerde de mevcut olabilir. Kaldı ki, hepsi de insani ve doğa değerlerinin pozitif kullanımını hedeflemektedir, yararlıdırlar. Lakin şaman olup olmadığınızı objektif olarak anlamak istiyorsanız ya da kendinize şaman bir rehber arıyorsanız bu bilgileri göz önünde bulundurmanız önemlidir. Tüm bu özelliklerin, asgari koşullar olduğunu da eklemek yerinde olacaktır.

Nesrin Dabağlar

Eylül 2016

Kaynaklar:

Carlos Castenada: Toltek Dizini (12 kitap)

Armando Torres: Nagual ile Karşılaşma

Sergio Magana: Toltek Sırrı

Sandra İngerman: Ruhsal Dünyaya Uyanış

Michael Harner: Şamanik Şifa, Şamanın Yolu

Heaterash Amara :Toltek Dönüşüm Yolu

Don Miguel Ruiz: Dört Anlaşma, Beşinci Anlaşma

Leo Rutherford – Şamanik Yolun Çalışma Kitabı

Necati Gültepe – Türk Mitolojisi

Nesrin Dabağlar: Maye Mira Çiftin Nefesi

https://www.neoder.org/wp-content/uploads/2016/09/davulnesrin.jpghttps://www.neoder.org/wp-content/uploads/2016/09/davulnesrin-300x300.jpgneoadminAdrenalin KöşesiGelişim-Yaşambüyü,davul,erk,frekans,metropol şamanı,peyote mantarı,rezonans,şaman,şaman davulu,şehir şamanı,şifa,toltek,toltek bilgeliği
Modern zamanları yaşadığımız zannıyla içinde olduğumuz dönem, kadim zamanların enerjilerine hızlı bir dönüş yaptı ve 'Şaman' olgusu yaşamın içinde artarak yer almaya başladı. Zira şamanizm ile ilgili bilgi ve deneyim arttı. Sistemleştirilmeye çalışılan şamanik haller, elden geldiğinde bireylere sunulmaya çalışılıyor. Eğitim, seminer, ritüel, atölye, kitap ve benzeri paylaşımlar ile şamanizmin gizemleri daha açık...