FacebookTwitterGoogle+Share

Teşekkür ederim. Evrendeki her bir varlığa, güneşe, aya, denizlere, toprağa tüm çiçeklere, ağaçlara canlı cansız her varlığa bizim bu duyguları yaşamamız  için güç veren içimize sevgi veren gerçek sevgiyle soluklanmamıza yardım eden, enerjilerini bu inanılmaz mucize için harcayan her varlığa sonsuz teşekkürler ediyorum. Biliyorum ki, bu evrenin çabası ve yardımıyla oldu. İnanıyorum ki, bu kadar saf ve içten duyguların yaşanması için bütün evrenin paylaşması gerekiyor.

Hücrelerimin yenilendiğini, kanımın tazelendiğini, ruhumun temizlendiğini hissediyorum. Yıllardan beri sevmeni bile beklemeden hatta böyle bir şeyi aklıma bile getirmeden sevdim seni. Hayatım boyunca sadece seni olduğun gibi kabul ettim. Beklemeden, sanmadan, kırılmadan sevdim. Sevgimin ne olduğunu düşünmeden adını koymadan sevdim. Her hareketinin bir açıklaması vardı benim için. Bu yüzden kırılmadım sana. Özünü sevdim ben. Taa o içinde sakladığın yumuşacık yüreğini sevdim. Saklamaya, örtmeye, kabuklamaya çalıştığın yüreğini sevdim. O kadar saf ve güzelsin ki, hiç bir zaman saklayamadın onu benden.

Seviyorum seni. Nefes alıp vermen yetiyor bana. Her nefesini sanki ikimiz için alıyorsun . Tabi ki yaşamı seviyorum çünkü diğer insanlar bir nefes alırken ben iki alıyorum.

Seviyorum seni. Dostumsun benim. Sırlarımı paylaştın. Öylesine yüreğin gibisin ki destek olayım diye olmadın ama yaşamımdaki en büyük desteğimsin.

Seviyorum seni. Annemsin benim. Şevkatli ve sıcaksın. Her ne kadar saklamaya çalışsan da merhametin sarıyor beni. Sözcüklere dökülmediği için olsa gerek çok daha iyi hissedip yaşayabiliyorum bu sıcaklığı.

Seviyorum seni. Çocuğumsun benim. Her hareketinden, gülüşünden, konuşmandan gurur duyduğum sanki büyüttüğüm, emek verdiğim,sevgilerine sevgi umutlarına umut, gücüne güç kattığım çocuğumsun.

Güneşimsin benim. Her sabah ama her sabah içime doğan ısıtan hatta yakan kavuran. İçimdeki çicekleri açtıran tohumlarıma tohumlar ekleyen sevgi ve ilgi hatta sorumlulukla doğan inadına doğan, içimi aydınlatan ışıklar saçan,  besleyen büyüten ömrüme ömür veren güneşim.

Ay’ım sın benim. İçime yansıyan . Kendimle yüzleşmemi sağlayan, eğrilerimi doğrularımı gösteren, içimi içime anlatan dinlendiren , düşündüren, yıldızları toplayıp etrafına her gece bana misafir olan uğurlarıma uğur katan, mucizelere inandıran ay’ımsın.

Ruhumsun benim. Aynı ruhu iki ayrı bedende taşıdığım ruhum. Akışlarını, endişelerini, heyecanlarını, korkularını, sevinçlerini, hüzünlerini hissetmekten öte yaşadığım bazen o muyum yoksa ben miyim diye düşündüğüm ruhum .

Beni sana seni bana sorarlar

Seni bende beni sende ararlar

Ayrı gibi gözüken ikimizin

Bir bütün olduğunu kavrayamazlar.

Özgürlüğümsün. Hesapsız ve çıkarsızca sadece ben olarak davrandığım. Maskesizliğim, çıplaklığımsın yanında utanmadan gezindiğim hiç saklama ihtiyacı hissetmediğimsin. Hoşgörüm, anlayışımsın içimle barışmamı sağlayan. Sevgizliklerimi, beklentilerimi, ummalarımı, sanmalarımı keşkelerimi pişmanlıklarımı  attıran.

Coşkumsun. Bitip tükenmek bilmeyen enerjim. Yorulma duygusunu unutturan, bıkıp usanmadan çalışmamsın. Yine beklemeden ummadan severek her gün bir kez daha severek geldiğimsin.

Şimdimsin. Anımsın hesapsızca yaşadığım herşeyi unutup dibine kadar yaşadığım sadece olduğum  o anda olduğumsun. Çocuksu hallerim birazda olsa şımarık tavırlarımsın. Yanında coşmak çocuklar gibi oynamak gülmek gülmek gülmek…

 

Ellerimsin benim, en sevdiğim yerim. Seninle şekil veriyorum her şeye, seninle sevgilerimi yolluyorum evrene, seninle dokunuyorum istediğim her şeye, seninle yazıyorum yazılarımı, seninle veriyorum sıcaklığımı hatta bazen şifalarımı, sende benim hayat çizgilerim, seninle hissediyorum uçlarındaki kalp atışlarımı ve o pek sevdiğin sevişlerimi seninle  yapıyorum.

İçimde büyüttüğüm, yıllarca emek verdiğim, her gün itinayla baktığım besleyip büyüttüğüm, bazen hırpaladığım, yağmurlarda  ıslanan, dolularda sallanan, karlarda üşüyen, bazen donup kalan sonra öldü derken yeniden canlanan çiçeğim açtı sonunda. Tomurcularını etrafa saçtı. Renk cümbüşü ile etrafa mutluluk ve coşku veren umut dağıtan her hareketi kutsal bir dua olan çiçeğim açtı. Etrafa yaymaya başladı güzelliklerini sevgilerini. Çiçeklerim çiçekler doğuruyor. Her bir zerresi bırakıyor rüzgara kendini  dağılıyor evrene . Uyuyan çiçekleri uyandırıyor kimisi. Üşüyenleri ısıtıyor. Her sabah bir mucizeye uyandığımızı anlatıyor göremeyenlere . Yıllardır açamayan  artık zamanı geldi dediğim ama hep ertelediğim çiçeğimi açtırdım. Saçtım güzelliklerini ve olgunlaşmasını etrafa.

Çiçeğimsin benim. Yavaş yavaş büyüyen ama büyüdüğüne inanmayan, büyümeye serpilmeye öğrenmeye  devam edecek olan, her an coşan, her an kavuşan ,her an evrene aşık olan, mucizelere inanan hasreti bile kabullenen, adını sakladığım çiçeğimsin. Her şeye teslim olmayı öğreten, uyumsuzlukların uyumunu gösteren çiçeğim.

Sen aslında bensin aslında ben senim. Yani biz bir’iz.

Özümü seven ,özümden gelen, özüme giden sesimsin.

 

Derya Kurtuldu Doğanay

 

https://www.neoder.org/wp-content/uploads/2013/02/zurafa1.jpghttps://www.neoder.org/wp-content/uploads/2013/02/zurafa1-150x150.jpgneoadminAktüelaşk,derya kurtuldu doğanay,sevgililer günü
Teşekkür ederim. Evrendeki her bir varlığa, güneşe, aya, denizlere, toprağa tüm çiçeklere, ağaçlara canlı cansız her varlığa bizim bu duyguları yaşamamız  için güç veren içimize sevgi veren gerçek sevgiyle soluklanmamıza yardım eden, enerjilerini bu inanılmaz mucize için harcayan her varlığa sonsuz teşekkürler ediyorum. Biliyorum ki, bu evrenin çabası ve yardımıyla oldu....