FacebookTwitterGoogle+Share

KATHMANDU…

O  ilkbaharda Mısır’a gitmeyi planlıyordum aslında. Ama Mısır’da iç savaş çıkınca Mısır hayalim suya düştü ve nereye gideceğim konusunda kararsız kaldım.  Avrupa’da bir yere mi gitsem, mesela İtalya falan diye düşünürken, iki arkadaşımın Nepal ve Hindistan’a gitme planları olduğunu öğrendim. Ben de onlara katılsam mı acaba diye düşündüm.  Hiç hesapta Uzakdoğu yokken kendiliğinden gelişen olaylar  ile Nepal’e  gitmeye karar verdim. Arkadaşlarım önden gidecekti ben ise onlara sonradan katılacaktım. Gerçi orada buluşsak bile gezimiz ayrı geçecekti.
Uçak biletimi alana dek hala bir hayal gibiydi Nepal benim için.  Sharjah aktarmalı uzun bir uçuşun ardından Kathmandu’ya  vardım. Giderken vize almadım, havaalanında kolaylıkla vize alınıyor. Yalnız yanınızda fazladan fotoğraf bulundurmayı unutmayın.  Yoksa da havaalanında çektirebiliyorsunuz.

Havaalanı oldukça küçük ama insanları sıcak karşılayan güleryüzlü bir personeli var. Havaalanından çıkar çıkmaz taksiciler çevrenizi sarıyor ve pazarlığa başlıyor.  500 Rupi, 600 Rupi gibi paralar söylüyorlar. Ancak pazarlıkla 300-350 Rupi’ye Kathmandu’nun turistik bölgesi Thamel’e gidebilirsiniz.

Önden giden arkadaşım bizi karşıladığı için pazarlıkta ustalaşmış olduğundan, 300 Rupi’ye anlaşarak bir taksiye bindik ve Thamel’in yolunu tuttuk. Taksileri görünce şaşırabilirsiniz. Oldukça ufak arabalar, hatta 3 tekerleklisi bile var. Çok bakımsızlar, öyle ki hurda olduklarını düşünebilirsiniz.

Taksileri görünce yaşadığım ilk şok ile toz toprak içindeki yollarda sallana sallana giderken kendimi bir film sahnesinin içinde sandım.  Tanrım ben nasıl bir yere geldim dedim.  Tepelerinde tepsilerde bir şeyler taşıyan Hintli kadınlar, yalınayak dolaşan çocuklar, bisiklet ve motorsiklet ile oradan oraya giden sayısız insan kalabalığı, bisikletlerin, motorların incecik korna sesleri ile mini taksilerin datlama sesleri arasında kuralsızca hareket eden bir yığının içine daldık.  Bu kalabalık ince bir toz tabakasının içinde hareket ediyordu. Şaşkınlıkla nereye bakacağımı şaşırdım ve aklımdan ben burada nasıl yemek yiyeceğim ve nasıl bir yerde uyuyacağım düşünceleri şimşek hızıyla geçti.  Ancak yine de içimi serin tutmaya çalıştım.

Riksalar müşteri bekliyor

Taksici bizi kalacağımız otelin sokağında indirdi. Thamel’deydik. Sokaklar daracıktı ve her yer  turistik eşyalar satan dükkanlarla doluydu. O daracık sokaklarda taksiler, yayalar, bisikletler, riksalar (Ön tarafı bisiklet şeklindeki  tekerlekli araçlar), motorlar tam bir curcuna içinde büyük bir ustalıkla kimseye ve birbirlerine çarpmadan her yöne doğru hareket ediyorlardı . Ancak benim başımı döndürmüşlerdi. Çünkü ben bu karmaşada hareket etmek de usta değildim.

Arkadaşlarımızın bize buldukları temiz(!) otel odasına girdiğimizde en temizi bu ise kötüsünü hayal bile edemiyorum dedim. Çok ucuz bir oteldi ama yatak örtüsünün kokusunu duymamak için ancak belime kadar çekebiliyordum. Thamel’de daha temiz ve güzel oteller var ancak arkadaşlar ucuz yerde kalacağız diye biraz abartmışlar.  Oda fiyatı kişi başı 5$ idi.  3 kişilik odada kalıyorduk.  Ama biraz ilerisinde, ucuz odaları vergilerle birlikte yaklaşık 15$’a denk gelen Kathmandu Guesthouse ondan kat kat lüks bir otel.  Tercihen daha pahalı odaları da var. İçinde banyosu olan ya da banyosu dışarıda olan odalar. Ama sabah kahvaltısı dahil değil bu fiyata ve otelde yemek biraz pahalı. Onu da dışarıda yiyerek halledebilirsiniz. Bir sürü cafe, restaurant  var çevrede.  Temiz oteller ortalama 15-20$ civarı fiyatlarla bulabilirsiniz. 5$ lık otellerde de böyle kokan çarşaflarla uyuyabilirsiniz. Ancak buna yiyemediğim kahvaltı da dahildi.  Odamızın içinde banyo da vardı. Bunlar lükslerimizdi.  Ayrıca personeli çok güler yüzlü ve kibardı.

Öğlen gibi otele giriş yapmıştık ve acıkmıştık. Otelde yemek yeme gafletinde bulunduk. Gerçi bizden önce giden arkadaşlarım bu duruma alıştıkları için şikayetçi değillerdi. Hatta onlara lezzetli bile geliyordu bu yiyecekler.  Ben soğanlı omleti pek lezzetli bulmadım tabi. Bundan sonra omlet isterken Plain Omlet demem gerektiğini öğrendim ve orada aldığım ilk ders bu oldu.

Orayı iyice öğrenmiş olan arkadaşlarım heyecanla yaşadıkları maceraları anlatmaya başladılar. Kısa bir Thamel turu yaptık. Dükkanlar çok hoşuma gitmişti. Birbirinden ilginç şeyler satıyorlardı. Ayrıca dağcılar ve trekkingciler için sayısız malzeme satan dükkanlar  vardı.  Sırt çantaları, trekking ayakkabıları,  trekking kıyafetleri,  yağmurluklar,  ipler, kancalar,  tozluklar, su mataraları… envai çeşit malzeme.  Bunun yanında yöresel kıyafetler, budha heykelcikleri, kitaplar, incik boncuklar… Her taraf bunlarla dolu ve çok ucuz fiyatlarla satılıyorlar. Ancak çok pazarlık etmek gerekiyor. Nepal’de alışveriş yapacaksanız söylenen fiyatların  çok çok altına indirebilirsiniz.  Mesela 1500 Rupi denen bir kıyafeti 300-500 Rupi’ye alabilirsiniz. 10.000 Rupi denen bir kilimi 2.500 Rupi’ye almıştım mesela.  Pazarlıksız hiçbir şey almayın. Hatta kalacağınız otel odası için bile pazarlık yapabilirsiniz.

Thamel’de akşam yemeğimizi OR2K denen bir mekanda yedik. Orayı çok sevdim. Hem yemekleri güzel  hem de ortam. Yerlerde kilimler serilmiş  ve yer sofralarında yiyorsun. Orada Falafel denemenizi tavsiye ederim.  Ayrıca Nepal’de genelde Vejeteryan yemekler daha ağırlıklı.  İçinde et bulunan yiyecekleri pek tavsiye etmem. Hijyenik olacağını sanmıyorum, gıda zehirlenmesi yaşayabilirsiniz.

OR2K’da rahat bir ortamda yemek yiyebilir, ayaklarını uzatıp dinlenebilir,  arkadaşlarınla ya da orada yemek yiyen diğer turistlerle sohbet ederek hoşca vakit geçirebilirsiniz

Hemen hemen tüm cafe ve otellerde wifi bağlantısı da bulunuyor  bu arada.  İnternet bağlantısı çok kaliteli olmasa da idare ediyor.

Shisha Bar’ da harika bir eğlence

Akşam eğlencemizi de yine Thamel’deki Shisha Bar’da yaptık.  Canlı müzik çalınıyor bu barda. Ufak tefek adamlardan oluşan bir grup ve Rock müzik çalıyorlar. Müthiş güzel bir müzik. Dinlemeye doyamadım ve çok eğlendim o gece  ve inanamıyorum ben Kathmandu’dayım şu an dedim.

Gelecek yazımızda Kathmandu’dan devam edeceğiz.

Gülcan Çakır

gulcan.cakir@neoder.org

 

https://www.neoder.org/wp-content/uploads/2013/02/DSC_0354-2.jpghttps://www.neoder.org/wp-content/uploads/2013/02/DSC_0354-2-150x150.jpgneoadminAktüelAktüel,gezi,gezi'yorum,gülcan çakır,kathmandu
KATHMANDU… O  ilkbaharda Mısır’a gitmeyi planlıyordum aslında. Ama Mısır’da iç savaş çıkınca Mısır hayalim suya düştü ve nereye gideceğim konusunda kararsız kaldım.  Avrupa’da bir yere mi gitsem, mesela İtalya falan diye düşünürken, iki arkadaşımın Nepal ve Hindistan’a gitme planları olduğunu öğrendim. Ben de onlara katılsam mı acaba diye düşündüm.  Hiç hesapta Uzakdoğu yokken kendiliğinden...